** Oylarıyla dengeleri değiştiren tarihi adım! Hangi planlar bozuldu? “Bir istisna haricinde her şeyi yapacağız”

**

İsrail’de seçim sonuçlarının netleşmesiyle birlikte, ülkenin merkezinde yer alan ve büyük ölçüde Arap nüfusun bulunduğu Taibe kasabasında hareketli saatler yaşandı.

Salı gecesi sonuçların açıklanmasının ardından, kasabada havai fişekler patlatıldı ve birçok kişi kutlamalar için sokaklara döküldü. İsrail siyasetinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilen bu seçim sonuçları, özellikle Arap toplumunun siyasi temsil gücü açısından dikkat çekti.

New York Times’ta yayınlanan habere göre, İsrail’in iki önemli Arap liderliğindeki siyasi partisi Raam ve Ortak Liste’nin Knesset’te tarihinin en yüksek sandalye sayısına ulaşması, Arap seçmenler arasında büyük bir coşku yarattı. Uzun yıllar boyunca ülkenin siyasi karar alma süreçlerinde yeterince temsil edilmediklerini düşünen Arap vatandaşlar, bu sonuçları değişim için önemli bir fırsat olarak değerlendiriyor. Yaklaşık 47 bin 500 kişinin yaşadığı Taibe’de seçmenlerin yüzde 80’inden fazlasının sandığa gitmesi de siyasi katılımın ulaştığı seviyeyi gözler önüne serdi.

NETANYAHU’NUN SİYASİ HESAPLAŞMASI NASIL BOZULDU?

Seçim sonuçlarını değerlendiren İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Dış Politika Uzmanı Yeliz Albayrak, Arap partilerinin meclisteki sandalye sayısını artırmasının yanı sıra seçime katılım oranının yüzde 70’in üzerine çıkmasının İsrail siyasetindeki değişen dengelere işaret ettiğini ifade etti. Netanyahu’nun önceki seçime göre sandalye ve oy kaybettiğine dikkat çeken Albayrak, Arap seçmenlerin siyasi temsile olan ilgisinin arttığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:

“Netanyahu şu anda sandalye sayısı bakımından daha önde görünse de bir önceki seçime göre desteğinin ve oylarının düştüğünü görmekteyiz. Seçimlerin en dikkat çekici sonuçlarından biri de katılım oranının yüzde 70’in üzerine çıkması. Bunun yanı sıra Arap partilerinin mecliste sahip olduğu sandalye sayısı iki katına çıkmış durumda. Hem Ortak Liste hem de Raam Partisi önemli bir temsil gücüne erişti. Bu durum, Arap seçmenlerin artık siyasi temsile çok daha fazla önem verdiğini ve oylarıyla müzakere edebileceklerinin bilincine vardıklarını göstermektedir. Artan katılım ve sandalye sayısı, İsrail siyasetinde yeni bir dengenin oluşmaya başladığını net bir şekilde ortaya koymaktadır.”

BU BAŞARI İSRAİL SİYASETİNDE TARTIŞMALARA YOL AÇTI

Taibe’de kutlama gösterileri olurken, İsrail’in diğer bölgelerinde seçim sonuçlarına yönelik tepkiler oldukça farklıydı. Muhalefetin bazı temsilcileri, Arap partileriyle hükümet kurma olasılığına karşı olduklarını belirtirken; etkili televizyon yorumcuları da Arap siyasi oluşumlarının hükümet politikaları üzerindeki muhtemel etkilerine dair eleştirilerde bulundu.

Özellikle güvenlik ve dış politika gibi hassas konularda Arap partilerinin belirleyici rol oynayabileceği ihtimali tartışma konusu haline geldi. Bu durum ise seçim sonuçlarının ne tür siyasi yansımaları olacağına dair soru işaretlerini artırdı.

Taibe’de yaşayan 34 yaşındaki kamyon şoförü Shadi Hajj Yahya, New York Times’a verdiği demeçte; Arap partilerinin elde ettiği başarıya rağmen ortaya çıkan tepkilerin toplumdaki ayrımcı yaklaşımı sergilediğini savundu. Yahya, “Bu tepki, karşılaştığımız ırkçı tutumların delilidir” şeklinde değerlendirmede bulundu.

Kasabada yaşayan 52 yaşındaki avukat Noreen al-Nashef ise yüksek seçmen katılımının tek başına siyasi etki anlamına gelmediğine vurgu yaptı. Arap vatandaşların sandığa giderek demokratik sürece dahil olduğunu ancak bunun hükümetin kurulmasında etkili olup olmayacağının belirsiz olduğunu dile getiren al-Nashef; diğer siyasi çevrelerden gelen açıklamaların hayal kırıklığı yarattığını belirterek “Benim oyumun ne değeri var ki?” sözleriyle endişesini ifade etti.

NETANYAHU’DAN ARAP SEÇMENİN YÜKSELİŞİNİ DURDURMA GİRİŞİMİ

Arap partilerinin seçimde sağladığı başarı; Netanyahu’nun seçim sürecindeki söylemlerini yeniden gündeme getirdi. Yeliz Albayrak, Netanyahu’nun seçim kampanyası boyunca Arap partilerinin güçlenmesini engellemeye çalıştığını ve bu yaklaşımın seçim sonrasında da sürdüğünü vurguladı.

Bunun yanında Netanyahu’nun sağcı seçmeni sandığa yönlendirmek amacıyla Arap vatandaşları hedef alan açıklamalarda bulunduğunu söyleyen Albayrak; güvenlik ve politik kontrol konularının ön plana çıkarıldığını dile getirdi:

“Netanyahu sağcı seçmeni sandığa çağırırken ‘Arap partilerine çoğunluğu mu bırakacağız?’, ‘İsrail elimizden gidiyor’, ‘Güvenliğimiz tehlikeye giriyor’ gibi ifadeler kullandı. Aynı zamanda Arap nüfusun yoğun olduğu bölgelerde kullanılan oyların geçerliliğini sorgulayan açıklamalar da yaptı. Seçim sonrası beklediği yüksek sonucu alamadığı için suçlamalarını sürdürdü. Ancak buna rağmen Arap partilerinin sandalye sayısını artırması; artık İsrail siyasetinde göz ardı edilemeyecek bir siyasi temsil gücünün oluştuğunu gösteriyor.”

TABLO TAİBE’DE YAŞAYAN ARAP VATANDAŞLARININ SORUNLARINI GÖSTERİYOR

Arap seçmenlerin siyasi temsil talebinin arkasında yalnızca seçim sonuçları değil; uzun yıllardır çözümsüz kalan toplumsal ve ekonomik sorunlar da yatıyor. İsrail’deki Arap toplumunun karşılaştığı bu sorunlar Taibe’de günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiş durumda.

Kentte işçi sınıfının yoğun olduğu bölgelerde silahlı şiddet, konut sıkıntıları ve yerel yönetimlerin bürokratik engelleri halkın başlıca şikayetleri arasında yer alıyor. Kasaba sakinleri özellikle ruhsat alma süreçlerinde yaşanan zorluklara dikkat çekiyor. Yerel yetkililerin yapı ruhsatı almakta oldukça zorlandıkları belirtilen bölgede bazı evlerin izinsiz inşa edildiği gerekçesiyle yıkılması toplumsal huzursuzluğu artıran unsurlar arasında bulunuyor.

Arap vatandaşlar yalnızca yerel yönetim hizmetlerinde değil; ülke genelindeki siyasi söylemde de kendilerine yönelik dışlayıcı bir tavır olduğuna inanıyorlar. Netanyahu ve aşırı sağcı koalisyon ortaklarının açıklamaları bu kaygıları daha da pekiştiriyor.

Netanyahu’nun herhangi bir kanıt sunmadan İsrail’in Arap vatandaşlarının “seçimi çalmaya çalıştığı” yönündeki ifadeleri de tartışmalara yol açtı. Taibe sakinleri bu tür söylemlerin Arap vatandaşların demokratik süreçlere katılımlarını sorgulayan bir yaklaşımı desteklediğini düşünüyorlar.

SORUNLAR NEDEN ÇÖZÜLMÜYOR?

Arap toplumunun yaşadığı problemler yalnızca siyasi temsil eksikliği ile sınırlı değil diyen Yeliz Albayrak; özellikle güvenlik, bütçe dağılımı, kamu hizmetleri ve vatandaşlık hakları konularında uzun yıllardır devam eden eşitsizliklere dikkat çekti. Özellikle yoğun olarak yaşayan bölgelerde suç oranlarının arttığını; vatandaşların yerleşimcilerin taciziyle karşı karşıya kaldıklarını vurgulayarak kendilerini güvende hissetmediklerini ifade etti.
Albayrak şöyle devam etti:
“Arap nüfus açısından sorunlar uzun zamandır mevcut durumda devam ediyor. Özellikle yoğun nüfuslu bölgelerde ciddi eşitsizlikler söz konusu. İnsanlar güvenlik konusunda kendilerini tehdit altında hissediyor; yerleşimci saldırıları ile mücadele etmek zorunda kalıyorlar. Bunun yanı sıra bütçe dağılımında, kamu hizmetlerine erişimde ve hak eşitliği konusunda da önemli dengesizlikler bulunuyor.Daha önce bazı düzenlemeler yapılmıştı ancak 2025-2026 döneminde kaynakların kesileceğini görüyoruz. Bu nedenle sorunlar sadece siyasi temsille sınırlı değil; ekonomik, toplumsal ve güvenlik boyutlarında da zorluklarla birlikte geliyor.”

“YAHUDİLİĞE GEÇMEK HARİÇ HER ŞEYİ YAPACAĞIZ”

Arap partilerinin elde ettiği temsil gücünün nasıl kullanılacağı, İsrail’de hükümet kurma sürecinin en kritik meselelerinden biri olarak öne çıkmakta. Taibe’deki seçmenlerin büyük bölümünün desteğini alan Ortak Liste; farklı politik eğilimlere sahip üç küçük partiden oluşan bir ittifaktır.

Aynı zamanda Yahudi-Arap solcu fraksiyon ile Filistin milliyetçisi çizgideki görüşleri de içeren ittifak; diğer büyük Arabistan partisinden Raam’a kıyasla daha güçlü bir Siyonizm karşıtı duruş sergiliyor.

Ortak Liste’nin milletvekilleri uzun süre boyunca İsrail siyasetinin ana karar alma mekanizmalarının dışında kalırken son seçim sonuçları parti için yeni fırsatlar sunuyor olabilir. Parti ayrıca Netanyahu hükümetini iktidardan uzaklaştırmayı amaçlayan ana muhalefet bloğuyla işbirliğine açık mesajlar vermekte.

Knesset’te 1999 yılından beri görev yapan Ortak Liste’nin önde gelen isimlerinden biri olan 67 yaşındaki milletvekili Ahmad Tibi ise Netanyahu hükümetini devirmek amacıyla geçmişte düşünmedikleri politik tavizleri vermeye hazır olduklarını açıkladı.

Tibi ofisinde yaptığı açıklamada;“Netanyahu hükümetini devirmek için kurbağaları bile yutmaya hazırız”dedi. Ayrıca Tibi; arka planda kendilerine güçlü destek veren seçmenlerinin olduğunu belirtip muhalefetteki diğer siyasi partilere uzlaşma sağlayabilmek adına esnek davranabileceklerini ifade etti.Hangi tavizlerin masaya yatırılabileceğine dair detay vermekten kaçınan Tibi;“Yahudiliğe geçmek”dışında neredeyse her şeyin mümkün olduğunu belirterek dikkat çekici bir mesaj sundu.

A RAP PARTİLERİNİN HÜKÜMET PAZARLIĞINDA İSTEKLERİ NE OLACAK?

Tibi’nin ifadelerini değerlendiren Yeliz Albayrak; Arabistan partilerinin kazandığı sandalye sayısının hükümet kurma sürecinde önemli bir pazarlık imkanı sunduğunu fakat bu gücün nasıl kullanılacağının henüz netleşmediğini söyledi.
Albayrak: “Hükümeti kurabilmek için toplamda 61 sandalyeye ihtiyaç duyulduğunu hatırlatmak isterim ki ne Netanyahu ne de muhalefet cephesi mevcut durumla kolaylıkla bu sayı hedeflerine ulaşabiliyor.” diye ekledi.
Albayrak şöyle devam etti: “Hükümeti kurma noktasında karmaşık bir durum söz konusu çünkü Netanyahu ile daha önce koalisyon oluşturduğu taraflarla birlikte hareket etmeyi istemiyor.Ayrıca aynı durumda muhalefette de benzer şekilde Arabistan partileriyle beraber hareket etme anlayışı yoktur.Bu nedenle Arabistan gruplarının desteği hükümeti oluşturmak açısından kritik önem taşıyor.
< strong >Ortak Liste dışarıdan destek verebilirken Raam’ın doğrudan koalisyonda yer almak isteyebilir.Bu nedenle hangi koşullarda destek verileceği müzakerelerin temel başlıklarından biri olacaktır” dedi.

Bununla birlikte Albayrak potansiyel bir hükümet değişikliğinin Filistin meselesine köklü değişiklikler getireceğini beklememek gerektiğinin altını çizdi.Arap partileri öncelikle ülkede yaşayan Arabist vatandaşı için güvenlik,bütçe,hizmetler ve hak eşitsizliklerine ilişkin taleplerini gündeme getirebileceğini ifade eden Albayrak,seçim sonucunun bu sorunlardan hemen çözüm sağlamayacağını ama aynı zamanda müzakerelerin genişletilmesine olanak tanıyabileceğini söyledi.Uzman isim sözlerine şöyle devam etti:
“Arabistan gruplarının sandalye sayısındaki artış tüm sorunların kısa vadede çözüleceği anlamına gelmez.Filistin meselesi konusunda büyük politika değişikliklerinin beklenmesi gerçekçi değildir.< strong >Ancak içeride bulunan Arabistan toplumunun sorunları hakkında yeni müzakere zemini oluşabilir.Arap

Author: Veli Erbas